Ticaret Hukuku

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2008/14192
K:2008/17485
T:16.10.2008

TİCARET HUKUKU
TİCARİ MÜMESSİL
TİCARİ MÜMESSİLİN MAHKEMEDE TEMSİL YETKİSİ

Özet
Yasanın benimsediği düzenlemede, ticari mümessilin vekâlet vereni mahkeme veya icra dairesinde temsil edemeyeceğini öngören bir hüküm yoktur. Bu nedenle ticari mümessilin icra mahkemesine yaptığı itiraz geçerlidir.

818 s. Yasa m. 449,450

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından borçlu şirket hakkında genel haciz yolu ile icra takibine geçildiği, borçlu şirket adına onu temsil etmeyi de içeren vekâletnameye dayanarak vekil Mehmet Tamer’in icra dosyasına başvurup takibe itiraz ettiği görülmektedir. İncelenen vekâletname içeriğine ve kapsamına göre adı geçen borçlunun ticari mümessil olduğu kabul edilmelidir. Borçlu Kanunun 449. maddesine göre ticari mümessil bir ticarethane veya fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer bir müessese sahibi tarafından işlerini idare ve müessesenin imzasını kullanarak bilvekale imza vaz etmek üzere sarih veya zımni kendisine mezuniyet verilen kimsedir. Aynı kanunun 450/son maddesinde ticari mümessilin sarih selahiyeti olmadıkça taşınmazları temlik veya bir hak ile sınırlandıramayacağı belirtilmiştir. Yasada öngörülen bu açık yasaklama dışında ticari mümessilin icra dairesinde (ya da mahkemelerde) şirketi temsil edemeyeceği yönünde bir hüküm yoktur. Aksine adı geçenin şirket gibi hareket edebileceğinin ve onun adına yargılamada taraf olma yetkisinin varlığını kabul etmek gerekir.
O halde, somut olayda ticari temsilcinin itirazı geçerli kabul edilerek şikâyetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. ün 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak:İstanbul Barosu Dergisi 2009/2

Bir cevap yazın