Şirket Devri Durumundan Şirket Borçlarından Sorumluluk

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2005/2492
K:2005/6435
T:28.03.2005

6762 s. Yasa m. 152,451,452

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki müşteki vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : TTK’nın 152. maddesi hükmü; “”Bir ticaret şirketinin nev’inin diğer bir ticaret şirketi nev’ine çevrilmesi, kanunda aksine hüküm olmadıkça, yeni nev’e ait kuruluş merasimine tabidir. Böylece yeni nev’e çevrilen şirket, eskisinin devamıdır”" açıklaması ile ticaret şirketlerinde şirketin hukuki ve ekonomik bütünlüğü bozulmadan ve şirketin tasfiyesine de gitmeden mevcut bir şirketin nev’inin değiştirilmesine olanak sağlamıştır. TTK’nın 152. maddesine göre, tür değiştiren şirket eskisinin devamıdır. Ayrıca tür değişikliği, şirketin tüzel kişilik sıfatı ve bünyesi üzerinde etkili olamayacağından eski şirketin hak ve borçları yeni şirkete geçer.
TTK’nın 451 ve 452. maddelerinde düzenlenen birleşme ve devralma suretiyle tasfiyesiz infisah hükümlerinde; bir ticaret şirketi başka bir şirket tarafından devralınırsa ( TTK m. 451 ) eski şirketin tüzel kişiliği sona erer. Keza, bir ticari şirketin diğer bir ticari şirketle birleşmesi halinde de birleşen şirketin hükmi şahsiyeti sona erer. Tüzel kişiliğin son bulması ile, artık eski tüzel kişinin ( ölü bir şahıs gibi ) taraf ehliyetinin de son buldugunun kabulü gerekir. Ölü kişiye karşı veya ölü kişi adına dava acılması hakkındaki uygulamaların kıyasen burada da uygulanması gerekir ( Prof. Dr. Baki Kuru HUMK C-l, Sf: 930 ). Takip tarihinde hükmi şahsiyeti olmayan ( olu bir kişi gibi ) sirket hakkında yapılan takıpte, ortada taraf ehliyetini haiz bir borçlu olmadığına göre ona iltihak da mümkün bulunmadığından, takibin birleşen şirket adına sürdürülmesi de bu durumda mümkün değildir.
Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde;
Alacaklının 30.01.2004 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yaptığı takibe dayanak bonoda keşideci borçlu “”A. Boya ve Kimya San. A.Ş.”" olduğundan, takip talepnamesinde borçlu olarak gösterilmiştir. Örnek 163 odeme emri bu takip borçlusuna tebliğ olunmuş ve takip kesinleşmiştir.
Ancak; 17.03.2004 tarihinde ( şikayet, husumete ilişkin olup kamu düzeni ile ilgili ve süreye tabi olmadıgından ) “”Safran Boya Kimya Sanayii A.Ş.”", takip borçlusu sirketi TTK’nın 451. maddesi hükmu çercevesinde devraldıklarından ( 18.09.2003 tarihinde ) ve ticaret sicili gazetesinde de ( 22.09.2004 tarıhinde ) tescil ve ilan edildiğinden ölü kişi hakkındaki takibin iptali ile kendileri adına herhangi bir takip olmaksızın yapılan icra işlemlerinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını İcra Mahkemesinden talep ettikleri görülmüştür.
İcra Mahkemesince, TTK’nın 451. maddesi hükmü nazara alınarak ( 7/4 sayılı ve 10.04.1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle ) şikayetin kabulüne ( takibin iptaline ) karar vermek gerekirken somut olayda uygulanma yeri bulunmayan TTK’nın 152. maddesi gerekçe yapılarak istemin reddi isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Müşteki vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 28.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>